Makaleler

Savaş Alanına Dönmüş İlişkiler

Çıkarlarına ters düşmediği sürece birini sevmek çok kolay peki ya çatışma olduğunda… İlişkiler ne kadar sağlam olursa olsun kırıp döken her çatışma ilişkileri yıpratır. Her seferinde bir şeyler alır götürür. Bir zaman sonra ise geriye savaş alanına dönmüş bir ilişki kalır. Ya o alanı öfkeyle terk etmek istersiniz, arkanıza bile bakmadan çeker gidersiniz ya da enkazlar arasında yeni bir hayat inşa etmeye çalışırsınız. Peki böyle bir ortamda inşa edilen ilişki ne kadar sağlam olur?

Çatışmalar ilişkilerin besin kaynağıdır. Fakat çatışma sırasında ki duruşunuz, çatışma stiliniz ilişkinizin kaderini belirler. Çift terapisinin ilk hedefi ise mevcut sorunu çözmek değildir. Çiftlere mevcut sorunu çözebilmek için yeni bir çatışma çözme becerisi kazandırmaktır. Çoğu danışan çift terapisinden sonra bir daha tartışmayacağını düşünür. Oysa ki bir ilişki için tehlike çanlarının çaldığını gösteren en önemli kıstas ilişkide hiç çatışmanın olmamasıdır. Bu durum ya iki tarafında ilişkiden artık umudunun olmadığını bize söyler ya da ilişkide birinin koşulsuz kabul rolü altında ezildiğini…

Koşulsuz kabul, kabul edeni zamanla tüketir. Benliğini, öz güvenini zedeler. Karşısında ki insana bağımlı hale getirir. İlişkilerde sıkılıkla karıştırılan şey bağımlılık ile bağlılık arasındaki farktır. Bağlılık birlikte olma kontakta kalma halinin sevgi, saygı ve şefkat ile birleşiminden oluşur. Bağlılık ilişkinin pusulasıdır. Bağımlılık ise, içinde en çok korku ve kaygıyı barındırır. Onsuz olamama düşüncesi kendini hiçe saymaya yol açar.

Eşinize bağımlı olmak yerine kendi alanlarınızı yaratın, eşinizin da kendine alan yaratması konusunda destekçi olun, bunlara saygı duyun.

Bağlantı eksikliği durumlarında ise çiftler arasındaki tutku solar, alınganlık akabinde şiddetli tartışmaları getirir. İlişki içinde kopmalar ve uzaklaşmalar başlar. Tekrar bu bağı onarmak ise zaman ve emek ister. Bu bağı kopartmamak ve sağlamlaştırmak için ise; Eşinize temas etmekten kaçınmayın. Araştırmalar fiziksel temasın insanların kaygı seviyelerini ciddi derecede düşürdüğünü gözler önüne sermektedir.

Eleştirmek yerine olumluya odaklanın. Eleştirmek ve olumsuza odaklanmak her zaman en kolayıdır. Hemen ağzımızdan çıkıverir. Kırar, parçalar. Olumluyu bulmak ve söylemek zordur ama her zaman tamir edicidir.

Eşinizi can kulağıyla dinleyin. Bir insanı dikkatlice dinlediğiniz zaman onunla her konuda anlaşabilirsiniz. En büyük sevgi göstergesi onu her zaman dinlediğinizi ve duyduğunuzu göstermenizdir.

Eşinizi neden sevdiğinizi hatırlayın, bunu eşinizle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Birbirinize zaman ayırın. Çok klasik bir örnek gibi görünse de çiçeklerde bakımsız kaldığında ölür. İlişkilerde hassasiyet ve önem ister. Bu önem ve özeni göstermediğinizde ise bu bağ zayıflar ve ilişkide ki kopmalar çok sert olur.

Ama önce kendinize zaman ayırın. Önce kendinizi sevin ve değer verin. Kendine değer veren ve seven herkes başkasına değer verme konusunda daha fazla gönüllüdür.

 

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

değişim

Değişim

Bilinmeyen her şey insan için, içinde tedirginlik barındır. Bu her konu da böyledir. Bilmediğiniz bir denizde yüzmek, …

Çift Terapisinde Yeni Bir Bakış “İmago”

Çift terapisi kültürü ülkemize 80 li yıllardan itibaren yerleşmeye başlamış son yıllarda üzerinde ciddi araştırmalar …

iliski

Savaş Alanına Dönmüş İlişkiler

Çıkarlarına ters düşmediği sürece birini sevmek çok kolay peki ya çatışma olduğunda… İlişkiler ne kadar …